Genel

Mükemmeliyetçilik Bir Tehdit Midir?

Mükemmeliyetçilik Bir Tehdit Midir?

İlk bakışta mükemmeliyetçilik olumlu bir özellik gibi görünür. Düzenli olmak, başarılı olmak, hata yapmamak istemek çoğu zaman takdir edilir. Hatta bazı insanlar mükemmeliyetçiliği güçlü bir karakter özelliği olarak tanımlar.

Peki ya mükemmel olma çabası, insanın kendisine yönelttiği görünmez bir baskıya dönüşmüşse?

Çoğu zaman mükemmeliyetçilik başarı arzusundan çok, hata yapma korkusuyla beslenir. Çünkü mükemmeliyetçi kişi yalnızca iyi olmak istemez; eksiksiz olmak ister. Ve ne kadar çabalarsa çabalasın, zihnindeki o kusursuz noktaya ulaşmak neredeyse hiçbir zaman mümkün olmaz.

Bu yüzden mükemmeliyetçilik bazen ilerletmekten çok durdurur.Yapılacak bir iş ertelenir çünkü henüz yeterince iyi değildir. Bir adım atılmaz çünkü başarısız olma ihtimali vardır. Bir karar verilmez çünkü daha doğru bir seçenek bulunabilir.

Böylece kişi hata yapmaktan kaçınmaya çalışırken yaşamın kendisini ertelemeye başlar.Oysa insan olmanın doğasında eksiklik vardır.

Hata yapmak, yanılmak, bazen yetersiz hissetmek gelişimin doğal parçalarıdır. Fakat mükemmeliyetçi zihin bunları öğrenme fırsatı olarak değil, kişisel bir başarısızlık olarak yorumlama eğilimindedir.

Danışma süreçlerinde sıklıkla şunu görürüz:

İnsanları yoran şey çoğu zaman yaptıkları hatalar değildir. Kendilerine hata yapma hakkı tanımamalarıdır.

Çünkü mükemmeliyetçilik çoğu zaman yüksek standartlardan değil, koşullu öz değerden beslenir.

“Başarılıysam değerliyim.”

“Hata yapmazsam kabul görürüm.”

“Her şeyi doğru yaparsam sevilirim.”

Zihin bu kurallarla çalışmaya başladığında, kişi kendisine karşı en acımasız eleştirmeni içinde taşımaya başlar.

Bu noktada mükemmeliyetçilik yalnızca bir özellik olmaktan çıkar ve ruhsal iyi oluşu tehdit eden bir yük haline gelebilir.

Belki de mesele kusursuz olmak değildir.
Belki mesele, eksiklerimize rağmen kendimizi kabul edebilmektir. Çünkü hayat kusursuz insanları ödüllendirmez.

Hayat; düşebilen, yeniden kalkabilen, hata yapabilen ve buna rağmen yoluna devam edebilen insanlara alan açar.

Bazen iyileşme, daha iyi olmaya çalışmakla değil; kusursuz olmak zorunda olmadığımızı fark etmekle başlar.

Belki de mesele kusursuz olmak değildir.

Belki mesele, eksiklerimize rağmen kendimizi kabul edebilmektir. Çünkü hayat kusursuz insanları ödüllendirmez.

Hayat; düşebilen, yeniden kalkabilen, hata yapabilen ve buna rağmen yoluna devam edebilen insanlara alan açar.

Psikolojik Danışman Hasret Birgin

Bazen iyileşme, daha iyi olmaya çalışmakla değil; kusursuz olmak zorunda olmadığımızı fark etmekle başlar.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir