Genel

Bağlanma Stilleri ve İlişkilerdeki Yansımaları

Bağlanma Stilleri

Neden Bazı İnsanlara Yakınlaşmak Bu Kadar Kolayken Bazılarına Bu Kadar Zordur? Bağlanma Stilleri Üzerine

İnsan ilişkileri yalnızca bugün yaşadıklarımızla şekillenmez. Birine güvenirken, sevilmek isterken, terk edilmekten korkarken ya da yakınlıktan kaçarken aslında çoğu zaman geçmişimizin izlerini taşırız. İşte bağlanma kuramı tam da bu noktada devreye girer. Bağlanma Kuramı, psikiyatrist ve psikanalist John Bowlby tarafından geliştirilmiş olup, bireyin çocukluk döneminde bakım verenleriyle kurduğu ilişkinin yaşam boyu sürecek ilişki örüntülerinin temelini oluşturduğunu savunur…

Bağlanma, bir insanın kendisiyle ve diğer insanlarla kurduğu ilişkinin görünmeyen haritasıdır. Bu harita çoğunlukla çocukluk yıllarında, bakım verenlerle kurulan ilişkiler aracılığıyla oluşur ve yetişkinlikteki romantik ilişkilerden arkadaşlıklara kadar pek çok alanda etkisini sürdürür.

Bağlanma, bir insanın kendisiyle ve diğer insanlarla kurduğu ilişkinin görünmeyen haritasıdır. Bu harita çoğunlukla çocukluk yıllarında, bakım verenlerle kurulan ilişkiler aracılığıyla oluşur ve yetişkinlikteki romantik ilişkilerden arkadaşlıklara kadar pek çok alanda etkisini sürdürür.

1. Güvenli Bağlanma

Güvenli bağlanma geliştiren bireyler, hem yakınlık kurabilir hem de bireyselliklerini koruyabilirler. İnsanlara güvenmek onlar için mümkündür. Bir ilişkide sorun yaşandığında bunu dünyanın sonu olarak görmek yerine çözüm arayabilirler.

Güvenli bağlanan kişiler genellikle şu düşünceye sahiptir:

“Ben sevilmeye değerim ve diğer insanlar da güvenilebilir kişilerdir.”

2. Kaygılı Bağlanma

Kaygılı bağlanma stilinde kişi, ilişkilerde yoğun bir terk edilme korkusu yaşayabilir. Karşı tarafın ilgisindeki küçük değişimleri bile reddedilme işareti olarak yorumlayabilir. Sürekli onay alma ihtiyacı hissedebilir ve ilişkinin güvenliğinden emin olmakta zorlanabilir.

Aslında bu kişilerin temel ihtiyacı sevgi değildir; sevginin kalıcı olduğuna dair güven duygusudur.

3. Kaçıngan Bağlanma

Kaçıngan bağlanma stiline sahip bireyler için yakınlık bazen tehdit edici hissedilebilir. Duygularını paylaşmakta zorlanabilir, yardım istemekten kaçınabilir ve bağımsız görünmeye çalışabilirler.

Dışarıdan güçlü ve mesafeli görünseler de çoğu zaman derinlerde incinmekten korunmaya çalışan bir taraf vardır. Çünkü onlar için yakınlık, beraberinde hayal kırıklığı riskini de taşır.

4. Korkulu-Karışık (Düzensiz) Bağlanma

Bu bağlanma stilinde kişi hem yakınlık ister hem de yakınlıktan korkar. Bir yandan sevilmek isterken diğer yandan incinmekten çekinir. Bu nedenle ilişkilerinde sık sık gelgitler yaşayabilir.

İlişkiye yaklaşmak ile uzaklaşmak arasında kalan bu kişiler için güven duygusunu oluşturmak oldukça zorlayıcı olabilir.

Bağlanma Kader Değildir

Bağlanma stilleri hayatımızı etkiler ancak kaderimizi belirlemez. İnsan beyni deneyimlerle değişebilir, ilişkiler dönüşebilir ve duygusal yaralar onarılabilir.

Kendimizi tanımaya başladığımızda, ilişkilerde verdiğimiz otomatik tepkilerin farkına vardığımızda ve gerektiğinde profesyonel destek aldığımızda daha güvenli bağlar kurmak mümkündür.

Çünkü bazen sorun, karşımızdaki insanlarda değil; geçmişten bugüne taşıdığımız ilişki hikâyelerindedir.

Belki de iyileşme, ilk kez kendimize şu soruyu sormakla başlar:

“Ben gerçekten kimden kaçıyorum; karşımdaki insandan mı, yoksa geçmişte incinmiş olan tarafımdan mı?”

Psikolojik Danışman Hasret Birgin

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir